3 Kasım ve Kürtler: Seçim sonuçları HADEP açısından başarılıdır
16 Kasım 2002 yazan: sabirlik
HADEP, SDP, EMEP ve diğer sosyalist çevrelerin 3 Kasım seçimlerine Emek, Barış ve Demokrasi Bloku içinde, DEHAP çatısı altında katılması, tarihsel bir adımdır. Blok, emekçi halkın kendi iktidarının ilk adımıdır, emekçilerin Türkiyesi’nin ilk habercisidir.
Seçimlerden çok kısa süre öncesinde oluşturulmasına rağmen Blok, kendisini oluşturan bütün partileri canlandırdı, halkın güvenini artırdı.
Emek, Barış ve Demokrasi Bloku, 13 ilde birinci parti oldu, bütün bölgede oylarını artırdı. Kürt halkının Blok’a sahip çıkışı övgüye değerdir. Bölgede elde edilen sonuç Blok’un büyük bileşeni HADEP’in eseridir. HADEP’li arkadaşlarımız seçim sürecinde üstlerine düşeni büyük oranda yerine getirdi.
Emek, Barış ve Demokrasi Bloku, batıda ve büyük kentlerde beklenenin altında bir sonuçla çıktı.
Metropollerde Emek, Barış ve Demokrasi Bloku’nun önemi ve anlamı yeterince iyi anlatılamadı. Emek, Barış ve Demokrasi Bloku bir bütün olarak kendisini topluma sunamadı, medyadaki tecrit, aydınların desteğinin geç gerçekleşmesi vb. yüzünden buluşmanın tarihselliği, hem kadrolara, hem seçmen kitlesine, hem de Türkiye kamuoyuna layıkıyla kavratılamadı, ittifak görüntüsü zayıf kaldı. Bunların ve sandık başında yaşanan anti-demokratik engellemelerin yanısıra,
- Sosyal demokrat güçlerin Blok’ta yer alacak cesareti ve basireti göstermekten uzak kalması,
- ÖDP, TKP gibi partilerin, çeşitli sosyalist grupların, çevrelerin küçük hesaplar ve sekterlik yüzünden bloğun dışında kalması,
- Sosyalist solun parçalanmışlık ve koordinasyonsuzluk yüzünden potansiyellerini harekete geçirememesi, sahip olduğu imkanların tümünü kullanamaması gibi nedenler de etkili oldu.
Deyim yerindeyse tarih, Emek, Barış ve Demokrasi Bloku bileşenlerine “hazırlanın yeniden gelin” dedi
Barajı aşmak istiyorduk aşamadık, Blok kendi önüne koyduğu hedefe ulaşamadı bu doğrudur. Ama kimi liberal yorumcular tarafından seçimlerin hemen ortasında ortaya atılan “ortam yumuşadıkça etnik siyasetin önemi azalıyor” tezi kesinlikle doğru değildir.
Onların “etnik siyaset” dediği şeye biz Kürt Yurtsever Hareketi diyoruz. KADEK Genel Başkanı Sayın Abdullah Öcalan’ın ABD’nin tertiplediği bir uluslararası komplo sonucu Türk devletine teslim edilmesinin harekette ‘gerilemeye’ neden olacağı sanılıyordu. Bunu sabırsızlıkla bekleyen, olası çözülüşten ekmek yemeyi planlayan ‘solcular’ bile vardı. Aksi oldu. İmralı’dan önce harekete geçirilemeyen pek çok kesim İmralı süreciyle ve “Demokratik Cumhuriyet” stratejisi ile birlikte aktifleşti harekete geçti. Halk liderliğin arkasında kenetlendi.
Emek, Barış ve Demokrasi Bloku geliştirilerek sürdürülmelidir.
Emek, Barış ve Demokrasi Bloku mücadele alanlarında birlikte örgütlenmelidir.
Birlik Bülteni no:2, 16 Kasım 2002
bugün sdp halen kürt kuyrukçuluğu yapıyor ve çıkmış ordan küçük hesaplardan bahsediyor aceba sdp kendini öncü olarakamı görüyor çünkü ödp ve tkp yi sanki hiç takmıyor gibi ezik görüyor hadi ödp yi anladıkta ya tkp