Türkiye’nin 80 yıllık siyasi hayatına yön veren temel parametreler birer birer etkisizleşiyor. Statüko her geçen gün biraz daha aşınıyor. 3 Kasım’ın ortaya koyduğu bu oldu. Sözgelimi Türkiye’yi yönetenlerin neredeyse 80 yıldır yok saymaya çalıştığı Kürt sorunu, artık yok saymanın anlamsızlaştığı yeni bir evreye girdi. ABD’nin sorunun doğrudan tarafı olduğu bir aşamada “Kürtler aslında dağ Türkleridir” söylemi artık ne kadar işe yarayabilir.
Ağustos, 2003 için Arşiv
Tarihi Bir Dönemecin Eşiğinde Türkiye
Posted in 3 Kasım Seçimleri, Kürt Sorunu, Savaşa ve Emperyalizme Karşı Mücadele, Siyonizme Karşı Mücadele on 1 Ağustos 2003 | » yorum bırak;
ABD’nin Ortadoğu’yu Yeniden Sömürgeleştirme Operasyonu ve Dünyanın Geleceği
Posted in 11 Eylül, Afganistan Savaşı, Irak Savaşı, Küresel Direniş, Savaşa ve Emperyalizme Karşı Mücadele on 1 Ağustos 2003 | 1 Yorum »
Savaşa ve savaşa kaynaklık eden emperyalist kapitalist sisteme karşı çıkan savaş karşıtı ve anti-kapitalist küresel muhalefetin etkinlik kazanması, daha köklü oluşumlara ön ayak olması sadece çalışan sınıflar açısından değil, savaş teknolojisinin ulaştığı korkutucu düzey düşünüldüğünde insan uygarlığının ve üzerinde yaşadığımız gezegenin selameti açısından da hayati önem taşıyor.
2000’den 2003’e Türkiye Ekonomisi’nin Görünümü
Posted in Ekonomi, Emek Hareketi on 1 Ağustos 2003 | » yorum bırak;
Türkiye 2002 yılını ekonominin büyüdüğü ve enflasyonunun gerilediği bir yıl olarak geçirdi. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla sabit fiyatlarla %6.4 büyüdü. Bu, GSYİH’nin %7.4 daraldığı 2001 krizi düşünüldüğünde olumluluk olarak yansıtılsa da bu olumluluk, krizin asıl yükünü çeken çalışanlara hiçbir şekilde yansımamış tersine gerçek ücretler 2002 yılında da gerilemiştir.
Küreselleşme Dedikleri ve İşçi Sınıfı
Posted in Emek Hareketi on 1 Ağustos 2003 | » yorum bırak;
Sermayenin işçilerden çok daha hareketli olduğu bir dünyada farklı formlarda sermaye örgütleri ve ilişkilerin ortaya çıkması; üretimin farklı bölgelere kaydırılması, dolayısıyla istihdamın da yer değiştirmesi sonucunu doğuran bu değişim toplu pazarlık süreçlerini tehdit etmektedir. Çevre ve çalışma standartlarının daha geri olduğu, bağımsız sendikal örgütlenmelerin bulunmadığı ülkelerin, yatırımların başka bölgelere taşınacağı ileri sürülerek tehdit edilmesi de dahil olmak üzere pek çok değişiklik yaşanmaktadır.