Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘Irak Savaşı’ Kategorisi için Arşiv

Olası bir savaşın faturasını Türkiye ödeyecektir. Irak’ın parçalanması ve yağmalanması Türkiye’nin parçalanmasının ve yağmalanmasının ilk adımıdır. Türkiye’nin çoğunluğu bu gerçeğin farkındadır. Ülkesine ve halkına karşı sorumluk hisseden her yurttaşa bu noktada görev düşmektedir. Benim yazım da sorumlu bir yurttaş bilinciyle kaleme alınmıştır. Bugün Irak’ın parçalanmasına karşı çıkmayanlar, yarın, Türkiye benzer bir akibete uğradığında söyleyecek söz bulamayacaktır.

Yazının Tamamını Oku »

Savaşa ve savaşa kaynaklık eden emperyalist kapitalist sisteme karşı çıkan savaş karşıtı ve anti-kapitalist küresel muhalefetin etkinlik kazanması, daha köklü oluşumlara ön ayak olması sadece çalışan sınıflar açısından değil, savaş teknolojisinin ulaştığı korkutucu düzey düşünüldüğünde insan uygarlığının ve üzerinde yaşadığımız gezegenin selameti açısından da hayati önem taşıyor.

Yazının Tamamını Oku »

AKP hükümeti oldu bittiye getirip, Irak’a asker göndererek Türkiye’yi ABD’nin başını çektiği İşgalci Koalisyona dahil etmek istiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 Mart’ta savaşı kapıdan kovmuştu, şimdi hükümet, “Irak’ın yeniden yapılandırılması” bahanesinin arkasına saklanarak kapıdan kovulanı bacadan içeri almaya çalışıyor.

Oldu bittiye izin verilemez. Çünkü bu kararın, içerde ve dışarıda etkisi yıllarca sürecek sonuçları olacaktır. Halkın tümünü ve ülkenin geleceğini ilgilendiren bu konu halkın tümünün katılımıyla karara bağlanmalıdır.

Yazının Tamamını Oku »

Irak Savaşı sürecinde daha önce rastlanmadık ölçüde ve boyutta uluslararası bir savaş karşıtı hareketin ortaya çıkması yüz milyonların benzer kaygıyı paylaştığını gösteriyor. Bugün Amerikan saldırganlığının durdurulması için mücadele etmek, gelecek kuşakların hayatı ve üzerinde yaşacakları gezegenin selameti için mücadele etmek anlamına gelir. Ertelenemez bir görevdir. İnsanlığa karşı sorumluluk hisseden hiç kimsenin kaçınamayacağı bir görevdir.

Yazının Tamamını Oku »

Türkiye bir karar anına geldi. Irak Savaşıyla başlayan süreç, Kürt sorununa “Kürtlerin ve Kürt sorununun varlığını inkar ederek” yaklaşan resmi ideolojinin sonunu getirdi. “İnkar ve çözümsüzlükte” ısrar artık Türkiye’ye yapılabilecek kötülüklerin en büyüğüdür.

Yazının Tamamını Oku »

ABD “diplomasisinin” yayılmacı emellerini gerçekleştirirken kullandığı basit bir ölçü vardır: ABD emperyalizminin çıkarları. Bu çıkarların gerçekleşmesine engel olabilecek, bu çıkarların gerçekleştirilmesi sürecinde istikrarsızlık yaratacak her ülke, her güç düşmandır. ABD dışişleri bugünlerde ABD’nin düşmanlarının listesini çıkarmakla uğraşıyor. ‘Şu an için’ listede ABD’nin diplomatik, finansal ve askeri eylemlerine hedef olarak gösterilen 40-50 civarında ülkenin adı var. Bu gelişmeler tüm dünya kamuoyuna bir kez daha göstermektedir ki içinde yaşadığımız dünya, hala emperyalist rekabetin, kapışmaların ve bunların sonucu olarak kanlı savaşların dünyasıdır.

Yazının Tamamını Oku »

Siyonistlere karşı Filistin halkını savunurken hayatını kaybeden ABD’li barış gönüllüsü Rachel Corrie’nin ailesine küçük bir mesaj iletmek isteriz: Kızınızla ne denli gurur duysanız azdır. O bütün insanların kardeşçe yaşadığı eşitlikçi, özgür ve demokratik bir dünya idealinin şehididir. Rachel’in anısı Ortadoğu halklarının kalbinde sonsuza dek canlı kalacaktır.

Yazının Tamamını Oku »

Sosyalist hareketle Kürt hareketini yan yana gelmeye zorlayan sadece baskıya karşı ya da demokrasinin genişletilmesi için sürdürülen mücadele değildir. Kürt hareketinin tabanını yoksul köylüler ve emekçiler oluşturmaktadır. Kürt muhalefeti sosyalist solun, popüler deyimle «pazara kadar değil kurtuluşa kadar müttefikidir» Aramızdaki fark bizim demokratik cumhuriyetin ancak bir emekçi cumhuriyeti olabileceğini duyduğumuz sarsılmaz inançtır. «Emekçilerin demokrasisi en demokratik burjuva demokrasisinden milyon kez daha demokratik» olacaktır diyorsak, EMEKÇİ CUMHURİYETİ başına «DEMOKRATİK» sıfatını eklemekte tereddüt etmeyecektir. DEMOKRATİK EMEKÇİ CUMHURİYETİ sadece Kürtlerin değil bütün ezilen ve emekçilerin nasıl istiyorlarsa öyle yaşamalarını özgürce tayin edebilmelerinin güvencesi olacaktır.

Yazının Tamamını Oku »

Türkiye burjuvazisi amansız bir rekabetin sürdüğü bölgede söz sahibi olmak için askeri gücünün dışında pek birşeye sahip değildi. Üstelik bu gücü de bağımsız olarak kullanması mümkün değildi. Bu yüzden oligarşi bölgesel programını Amerikan emperyalizminin ‘Avrasya’da hegemonya kurma programına bağladı ve ABD-İsrail-Türkiye Stratejik İttifakı bu programı hayata geçirmek için kuruldu. 28 Şubat’tan tecride kadar tüm düzenlemeler bu programı hayata geçirmek için gündeme getirildi.

Yazının Tamamını Oku »

Amerika ne Türkleri ne de Kürtleri umursuyor, onu ilgilendiren sadece kendi çıkarlarıdır. Kürtler ortadoğunun en eski halklarından biri ve bu bölgede söz sahibi olmayı belki de herkesten çok onlar hak ediyor. Kürtler yıllardır kendi kaderleri üzerinde söz sahibi olmak için mücadele ediyorlar. Kürtlerin kaderini emperyalist pazarlıklara tabi kılmaktan başka bir anlam taşımayan bu türden senaryolar, tam da bu yüzden büyük Kürt uyanışını baltalamaktan başka fayda vermez.

Yazının Tamamını Oku »