“ÖDP neden bölündü?” sorusunun nihai ve en basit cevabı 3 Kasım seçimlerinde verildi. ÖDP sahip olduğu bütün olanaklara ve yapabileceği tonla katkıya rağmen Emek, Barış ve Demokrasi Bloku’nun dışında kalmayı tercih etti. SDP bütün acemiliğine, bütün o can sıkıcı olanaksızlıklara rağmen, Blok’u kurmak için doğdu. İşte bizi bölen bu taban tabana zıt iki refleksti. Bizi bölen KÜRT SORUNUNA ve KÜRT HAREKETİNE yönelik yaklaşım farklılığıydı.
Yazının Tamamını Oku »
Sosyalist hareketle Kürt hareketini yan yana gelmeye zorlayan sadece baskıya karşı ya da demokrasinin genişletilmesi için sürdürülen mücadele değildir. Kürt hareketinin tabanını yoksul köylüler ve emekçiler oluşturmaktadır. Kürt muhalefeti sosyalist solun, popüler deyimle «pazara kadar değil kurtuluşa kadar müttefikidir» Aramızdaki fark bizim demokratik cumhuriyetin ancak bir emekçi cumhuriyeti olabileceğini duyduğumuz sarsılmaz inançtır. «Emekçilerin demokrasisi en demokratik burjuva demokrasisinden milyon kez daha demokratik» olacaktır diyorsak, EMEKÇİ CUMHURİYETİ başına «DEMOKRATİK» sıfatını eklemekte tereddüt etmeyecektir. DEMOKRATİK EMEKÇİ CUMHURİYETİ sadece Kürtlerin değil bütün ezilen ve emekçilerin nasıl istiyorlarsa öyle yaşamalarını özgürce tayin edebilmelerinin güvencesi olacaktır.
Yazının Tamamını Oku »
3 Kasım seçimlerinden önce HADEP-SDP- EMEP’ten oluşan Emek-Barış ve Demokrasi Bloku öğrenci hareketinin ihtiyaç duyduğu birlik projesi için en büyük ilham kaynağıdır. Seçimler düzeyinde başlamış olan ve bileşenlerinin derinleştirerek sürdürmekte kararlı göründüğü bu Emek, Barış ve Demokrasi Bloku’nun olumlu yönlerinin öğrenci muhalefeti tarafından da sahiplenilmemesi için hiçbir sebep yoktur. Sahiplenilmelidir.
Yazının Tamamını Oku »
SDP olarak temel sorunumuz geç kalmışlık oldu. SDP’nin kuruluş koşulları çok daha önce olgunlaşmıştı. Ancak kendi öznel ve içsel dengelerimiz yüzünden adım atmakta geç kaldık. Böylece solu örgütlemesi ve harekete geçirmesi beklenen SDP, kendi örgütsel zayıflığı yüzünden kendisinden beklenen görevleri yerine getirmekte eksik kaldı.
Yazının Tamamını Oku »
Sosyalist Demokrasi Partisi Türkiye’nin 50. partisi olarak kuruldu. Parti enflasyonunun yaşandığı, solun binbir parçaya bölündüğü bir ortamda SDP’ye ihtiyaç var mıydı? Vardı! Çünkü SDP, solu bölmek için değil sosyalistleri birleştirmek için yola çıkıyor.
Yazının Tamamını Oku »
ÖDP, 17 Kasım’da, savaşın ortasında ‘ortayolculuk’ yapmasını güçleştiren sol kolunu kesip attı. Uras ve arkadaşları artık daha rahat hareket edebileceklerini düşünüyorlar. Ama yanılıyorlar. Rahat hareket etmelerini engelleyen biz değildik partinin dışındaki hayattı. Çünkü ne yazık ki artık hayat ortayollara ve süslü aforizmalara izin vermiyor.. Afganistan’a yağdırılan bombalar siyaseti hızla basitleştiriyor, safları belirginleştiriyor. Artık ya savaşa, 28 Şubat’a, ABD’den AB’ye tüm emperyalist bloklara, IMF’ye ve Türk egemen sınıfının bölgesel emperyalist planlarına karşısınız ve küresel direnişin, büyük Ekim geleneğinin yanındasınız ya da.. Ya da en iyi ihtimalle hayat sizi zorla taraf olmaya zorlayacaktır. Milenyum sosyalizmi falan Ufuk Uras’ın derdine çare olamayacaktır. Özlü sözde dendiği gibi zira taraf olmayan bertaraf olmak durumunda kalacaktır.
Yazının Tamamını Oku »