Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Irak Savaşı’ Category

Eşitlik ve Özgürlük için Sosyalist Alternatif adlı dergide yayınlanan “Emperyalizmin gerçek yüzünü herkesten çok Kürtler tanır” ve “Sabah’a ve Hopalıya soruyoruz: Burayı İsrail mi sanıyorsunuz, Yoksa siz Siyonist misiniz?” başlıklı yazılarım nedeniyle bölücülük propagandası yapmak ve silahlı çete propagandası yapmak iddiasıyla dava açılmış bulunuyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »

2003 yılına damgasını vuran olay, ABD ve İngiltere’nin başını çektiği koalisyon güçlerinin Irak’a yönelik başlattığı savaş ve onu izleyen işgal oldu. Dünyanın gözü Ortadoğu’ya yöneldi. (daha&helliip;)

Read Full Post »

AKP hükümeti oldu bittiye getirip, Irak’a asker göndererek Türkiye’yi ABD’nin başını çektiği işgalci koalisyona dahil etmek istiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 Mart’ta savaşı kapıdan kovmuştu, şimdi hükümet, “Irak’ın yeniden yapılandırılması” bahanesinin arkasına saklanarak kapıdan kovulanı bacadan içeri almaya çalışıyor.

Oldu bittiye izin verilemez. Çünkü bu kararın, içerde ve dışarıda etkisi yıllarca sürecek sonuçları olacaktır. Halkın tümünü ve ülkenin geleceğini ilgilendiren bu konu halkın tümünün katılımıyla karara bağlanmalıdır.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Irak’ın ABD tarafından işgal edilmesi, bütün bölgede büyük altüst oluşlara yol açacak bir süreci başlattı. Şimdi hedefte Suriye ve İran var. Bush’un “yol haritası” bu kadarla da sınırlı değil. Ortadoğu’nun, ABD’nin çıkarları doğrultusunda bütünüyle yeniden şekillendirilmesi amaçlanıyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bu yazının çerçevesi Mihri Belli‘nin değerli katkılarıyla çizilmiştir.

Türkiye bir karar anına geldi. Irak Savaşıyla başlayan süreç, Kürt sorununa “Kürtlerin ve Kürt sorununun varlığını inkar ederek” yaklaşan resmi ideolojinin sonunu getirdi. “İnkar ve çözümsüzlükte” ısrar artık Türkiye’ye yapılabilecek kötülüklerin en büyüğüdür.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

1990-91 tarihindeki Birinci Körfez savaşı emperyalistlerin “Yeni Dünya Düzeni” safsatalarının hiç de inandırıcı olmadığını (henüz bu lafların ortaya atılmasının üzerinden birkaç yıl geçmişken) tüm dünyaya göstermişti. Emperyalizmin, emperyalist rekabetin ve dolayısıyla anti-emperyalizmin geçmişe, soğuk savaş yılları ve öncesine ait meseleler olduğu yaklaşımı aslı astarı olmayan iddialara dayanılarak savunuluyordu. Soğuk savaşın sona ermesiyle “post-emperyalist” bir döneme girilmiş olduğu, devletler arasındaki çatışmaların barışçıl yollarla çözülebileceği savunuluyordu. Bu iddianın yanı sıra “globalleşme” olarak tarif edilen sürecin, yani üretimin, ticaretin ve finansın uluslararasılaşmasının ve sermayenin uluslararası çapta gerçekleşen entegrasyonunun savaşı gereksizleştirdiği iddiası vardı. Aynı yaklaşıma göre global çapta yaşanan bu ekonomik değişimlerin siyasi sonuçları açıktı: Devletin uluslararası ve ulusal çaptaki “polislik” görevi sermayenin uluslararasılaşması süreciyle geçerliliğini yitiriyordu. Bu fazlasıyla safiyane yaklaşıma göre devletin değişime uğrayan rolüyle birlikte, milletler arasındaki askeri çatışmalar da anlamsızlaşacak ve tarihe gömülecekti.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Türkiye’de halkın yüzde 96’sı savaşa karşı çıkıyor. Amerikan karşıtlığı son 50 yılın en yüksek düzeyine çıktı. ABD’nin Türkiye’nin dostu olduğuna inananların oranı yüzde 10’un altına düştü. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »