Feeds:
Yazılar
Yorumlar

15 Temmuz darbe girişimi, direniş, yeni dönem ve görevler hakkında Sosyalist Alternatif yazarı Hasan Basri Karabey’le söyleşi gerçekleştirdik. Paylaşıyoruz. 

Ekran Resmi 2016-07-25 16.55.04

15 Temmuz başarısız darbe girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Başarısız kanlı 15 Temmuz CIA/FETÖ darbe girişimini değerlendirmeye başlamadan önce darbeye karşı destansı bir direniş sergileyen çoğu emekçi insanlardan oluşan halkımıza şükranlarımızı sunmalıyız. Okumaya Devam »

15t

Türkiye dün akşam saatlerinden itibaren örneğine az rastlanabilecek kanlı bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı.

Demokrasi ve halk düşmanı FETÖ çetesinin kanlı darbe girişimi sokaklara dökülen, tankların önüne yatan, göğsünü kurşunlara siper eden demokrasi güçleri tarafından bozguna uğratıldı.

15 Temmuz darbe girişimi iki şeyi gösterdi:

1- FETÖ, halka ateş etmekten, parlamentoyu bombalamaktan çekinmeyecek kadar gözünü karartmış, son hücresine kadar dağıtılması gereken demokrasi düşmanı bir çetedir.

2- Türkiye halkı cuntacılara pabuç bırakmayacak, demokrasi için canını feda etmekten çekinmeyen bir halktır.

15 Temmuz Türkiye demokrasisinin kanlı bir sınavdan dimdik ve gururla çıktığı bir milat oldu.

Artık Türkiye’de kimse kolay kolay darbe planlamaya cüret edemez. Halk bu defteri kapatmıştır.

FETÖ darbesini devlet, iktidar değil halk bozguna uğrattı.

Cuntaya “dur” demek için sokaklara akanlar emekçilerdi.

Bu gerçeğin altını çizmek önemlidir. Halkımız demokrasinin ekmek ve su kadar önemli olduğunu biliyor.

Bugün FETÖ, yarın başka birileri demokrasiye el uzatmaya kalkışanların eli kırılacaktır. Demokrasimizin tarihi Cumhuriyet tarihinden eski ve Türkiye demokrasisini geliştirerek yoluna devam edecektir. Bunun en büyük güvencesi emekçilerdir.

Devrimci sosyalistler küçük güçlerine rağmen bu şanlı direnişin parçası olmak için ileri atıldı. Sokaklara çıkanlar darbeye kararlılıkla karşı çıkanlar arasında çok sayıda Kürt yurttaşımızın bulunduğuna da şahit oldu.

Düşman yenilmiş, kavga kazanılmıştır ama FETÖ’de entrika bitmez yine de temkinli olmak gerekiyor.

Şimdilik son olarak şunu da eklemek gerekiyor. Bu önemli bir dönemeçti, hayati bir mücadeleydi ama emekçilerin kavgası emeğin Türkiyesi’ni kurulana kadar devam edecek.

Darbelere cuntalara geçit yok!

15 Temmuz şehitlerinin ruhları şad olsun!

Demokrasi direnişçilerine şan olsun!

 

Barış İçin Akademisyenler inisiyatifinin imza kampanyası, Kürt meselesinde inkar, imha ve zorla asimilasyon siyasetinde ısrar edenler tarafından düşmanlıkla karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın metni imzalayan akademisyenleri ağır ifadelerle eleştiren ve hedef gösteren konuşması bir tür ‘cadı avı’nın başlamasına yol açtı.

Başta YÖK olmak üzere, çeşitli üniversiteler metni imzalayan akademisyenleri kınayan bildiriler ve yaptırım uygulanacağını ilan eden açıklamalar yayınladı.

Aralarında işkenceci mafya babalarının da olduğu faşistler ise imzacı akademisyenleri “kanlarında banyo yapmak” gibi manyakça sözlerle tehdit etti.

Yaşananlar, işçi sınıfının; emek, hak, demokrasi ve sivil toplum örgütlerinin bu ırkçı ve gerici saldırıya karşı birlikte ve topyekün karşı koyması gerektiğini gösteriyor.

Sosyalist Alternatif olarak okurlarımızı ve dostlarımızı Barış İçin Akademisyenler inisiyatifiyle dayanışmaya, işyerlerinde, okullarında, mahallelerinde kampanyaya destek örmeye davet ediyoruz.

İnkar, imha ve zorla asimilasyonda ısrar edenlere verilecek cevabımız ise bellidir: Gelin burdayız! Barış, özgürlük ve demokrasi için kavgaya hazırız!

‘Pogrom’ ve amacı

“Pogrom” uluslararası literatüre Rusça’dan girmiş bir kavram. Rus dilinde “zulmetmek, şiddet kullanarak yok etmek” gibi anlamlar içeriyor. İlk kez dillendirilmesi 1821‘de Odesa‘da Yahudilere karşı büyük bir kıyım gerçekleştirilmesinin ertesine rastlıyor. Çar II. Alexander‘ın Narodniklertarafından öldürülmesinin ardından yükselen Yahudi karşıtı dalga ve saldırılar sırasında (1881-1884)yaygın olarak kullanılmaya başlanıyor. Bu tarihsel arkaplandan dolayı “pogrom” uluslararası literatürde genellikle “Yahudilere yönelik şiddet eylemleri” için kullanılıyor. Avrupa’nın diğer ülkelerinde gerçekleşen Yahudi karşıtı şiddet eylemleri de bu kavramla adlandırılır oluyor. Okumaya Devam »

7 Haziran seçimleri Türkiye demokrasi tarihinde yeni bir dönem başlattı.

Demokrasiye inanç, milyonların demokratik süreçler sonucu verdiği kararın ülke ve demokrasi açısından en hayırlısı olduğuna duyulan inançtır. Hayırlısı oldu, hayırlısı olsun! Okumaya Devam »

Kamp Armen hemen iade edilmelidir!

Kamp Armen Tuzla Yetimhanesi, Türkiyeli Ermeni toplumunun korunması gereken, son derece değerli bir kültürel mirası. Okumaya Devam »

“Yeni Türkiye” son dönemin en çok tartışılan kavramı. Bu iki sözcüğü duymak bazılarının tansiyonun fırlamasına neden oluyor. Aslında bu durum bile kavramlaştırmanın ne kadar politik, sahici ve isabetli olduğunu gösteriyor. Okumaya Devam »